Ripple’ın eski CTO’su David Schwartz XRP Ledger’ın (XRPL) erken dönem kayıtlarının eksik olmasının merkezileşme kanıtı sayılmasına X’ten sert yanıt verdi. 10 Şubat 2026 tarihinde gündeme taşınan polemik, Bitcoin savunucusu Bram Kanstein’in kamuya açık tarih Ledger 1’den değil, Ledger 32.570’ten başlıyor çıkışıyla büyüdü. Kanstein kayıp başlangıç kayıtlarını XRP’nin en başından beri merkezi şekilde yönetildiğine dair işaret olarak sundu. Schwartz ise yaşanan sorunun tam tersine koordineli müdahale yapılmamasından kaynaklandığını söyledi.
XRPL Geçmişi Tartışması Yeniden Alevlendi
Tartışma 8 Şubat gecesi sosyal medyada hız kazandı. Kanstein XRPL tarih sunucularında ilk görünür kaydın Ledger 32.570 olmasına dikkat çekti. Ona göre geride kalan boşluk ağın doğası gereği merkezi bir yapıya işaret ediyor.

Schwartz yorumlardaki iddialara karşı çıktı. XRPL’in genesis aksaklığı olarak anılan sürecin ağ paydaşlarının koordineli bir şekilde geri alma ya da ortak düzeltme yoluna gitmemesiyle sonuçlandığını savundu. Schwartz’a göre karar kayıp haftayı geri getirmek yerine mevcut durumu kabullenmek şeklinde şekillendi.
Kayıp Defterler ve Bitcoin Karşılaştırması
XRPL Haziran 2012’de faaliyete geçti. İlk haftalarda kullanılan sunucu yazılımındaki bir hata defter başlıklarının yanlış kaydedilmesine yol açtı. Sonuçta Ledger 1 ile Ledger 32.569 arasındaki başlıklar kalıcı biçimde kayboldu. Ağın durumu korunarak devam etti fakat ilk haftanın ayrıntılı geçmişi görünmez hale geldi. Ledger 32.570 kamuya açık tarih için fiili başlangıç noktası oldu.
Schwartz eleştiriyi Bitcoin üzerinden karşılaştırmayla sürdürdü. Bitcoin tarihinde en az iki olayın, söz konusu XRPL aksaklığından daha fazla merkezi koordinasyon gösterdiğini ileri sürdü. Özellikle 2010’daki koordineli “rollback” ve “value overflow” hatasına atıf yaptı. Ona göre kritik anlarda insan müdahalesiyle yön değişmesi değişmezlik iddiasının pratikte topluluk kararlarına dayanabildiğini ortaya koydu.
Ripple Custody’ye Ethereum ve Solana Staking Geldi
Ripple, Figment ile yaptığı anlaşma sayesinde Ripple Custody üzerinden Ethereum ve Solana staking hizmeti sunacağını açıkladı. Kurumsal tarafta teknik yükün azaltıldığı ve doğrulayıcı çalıştırma zorunluluğunun ortadan kalktığı ifade edildi. Şirket mevcut saklama iş akışları içinde staking ödüllerinin dağıtılabildiğini belirtti.
Ethereum ve Solana seçimi “proof-of-stake” yapısının kurumsal talepte öne çıkmasıyla ilişkilendirildi. Ripple staking’i saklama katmanına entegre ederek erişimi sadeleştirdiğini aynı anda risk kontrollerinin korunabildiğini söyledi. Desteklenen ağlarda güvenlik ve uyum yaklaşımının değişmediği notu paylaşıldı.
Kurumsal Talep Ürün Yol Haritasını Belirledi
Ripple’a göre düzenlenmiş kurumlar, dağınık araçlar yerine tek çatı altında çalışan entegre sistemleri tercih etti. Saklama, yönetişim ve staking bileşenlerinin aynı platformda birleşmesi operasyon tarafında verim sağladı. Şirket kurumsal müşterilerin özellikle süreç bütünlüğü ve denetlenebilirlik aradığını aktardı.
Ripple Ürün Kıdemli Başkan Yardımcısı Aaron Slettehaugh iş birliğinin teknik aracıları azalttığını ve müşterilerin daha hızlı devreye alma yapabildiğini dile getirdi. Ripple yönetişim çerçevelerinin desteklenen ağlarda geçerli kaldığını staking’in düzenlenmiş koşullar altında sunulabildiğini ekledi.
XRP Tarafında Takvim Doldu
Saklama genişlemesi Ripple Prime’ın Hyperliquid desteği sonrası geldi. Şirket merkeziyetsiz finans alanındaki ilk entegrasyonla kurumlara Blockchain odaklı türev likiditesine erişim sağladığını söyledi. Custody ve prime broker adımlarının çoklu Blockchain ekosistemlerini tek platformda buluşturma planının parçası olduğu aktarıldı.
Ripple 11-12 Şubat tarihlerinde XRP Community Day düzenleyecek. Etkinlikte XRP kullanım alanları, geliştirme başlıkları ve düzenlenmiş XRP ürünleri ele alınacak. Gündemde ETF’ler, ETP’ler ve wrapped XRP yer alacak. Konuşmacılar arasında Brad Garlinghouse, Monica Long, Stuart Alderoty ve David Schwartz yer alıyor. Oturumlardan birinde XRP’nin stablecoin’lerle birlikte çalışabilirliği masaya yatırılacak.

