DeFi cephesinde son günlerin en sert hareketlerinden biri World Liberty Finance etrafında şekillendi. Chaos Labs tarafından 12 Nisan 2026 tarihinde X’ye yayınlanan bir rapor WLFI’nin Dolomite protokolü üzerinde son derece yoğun ve kırılgan bir borçlanma düzeni kurduğunu ortaya koydu. Rakamlar likiditeyi daraltan ve risk eşiğini yukarı taşıyan bir tabloyu işaret etti. Perde arkasındaki amaç netlik kazanmadığından dolayı şimdilik bir tedirginliğin hakim olduğu görülüyor.
WLFI Pozisyonu Sınırlara Dayandı
Rapora göre WLFI iki ana multisig cüzdan üzerinden Dolomite üzerindeki 5,1 milyar adetlik teminat kapasitesinin sınırına kadar yaklaştı. Şu anda yaklaşık 3 milyar WLFI 40,7 milyon dolarlık stablecoin borcunun karşılığı olarak kullanıldı. Ölçek tek başına bile dikkat çekti çünkü masadaki teminat miktarı Binance’te işlem gören arzın dört katını aştı. Üstelik toplam arzın yalnızca yüzde 20’lik kısmı kilitsiz kaldı. Olası bir satış dalgasında piyasanın böylesine ağır bir yükü kolay kolay taşıyamayacağı açıkça görüldü.

İşin daha hassas tarafı ise kurulan döngüde saklandı. Yapı, USD1 ile USDC arasında bir looping stratejisine dayandı. Tasfiye eşiği yüzde 75 seviyesine yerleşti. Kağıt üzerinde planlı görünen düzen, fiyat oynaklığı arttığında sert sonuçlar üretebilecek bir zemine oturdu. Küçük bir sarsıntının bile büyük bir zincirleme etki yaratma ihtimali masaya geldi.
Likidite Daraldı Faiz Baskısı Arttı
Dolomite tarafındaki kullanım oranları da rahatlatıcı bir görüntü vermedi. USD1 havuzunda kullanım oranı yüzde 83,4’e, USDC tarafında ise yüzde 90,19’a çıktı. Böyle bir denge borçlanma maliyetlerini yukarı iterken protokol içindeki manevra alanını ciddi biçimde daralttı. Parasal akış sıkışıp risk primi yükseldiği için tablo daha gergin bir hal aldı.
WLFI ekibi yaklaşık 10 milyon dolarlık geri ödeme yaptı. Yine de pozisyonun büyüklüğü halen protokoldeki toplam kilitli değerin yüzde 82,7’sini ve toplam borçlanmanın yüzde 85,3’ünü oluşturdu. Tek bir oyuncunun böylesine baskın hale gelmesi DeFi’daki dağıtık yapı iddiasını da tartışmaya açtı. Getiri oranı yüzde 10,64 ile cazip kaldı ancak Merkl ödüllerinin üç gün içinde sona erecek olması dengeleri hızla değiştirebilecek yeni bir baskıya neden oldu.
Bireysel Tarafta Endişe Derinleşti
Büyük cüzdanların agresif stratejileri zaman zaman fırsat sundu. Ancak aynı anda sistemik baskıyı da büyüttü. Açıklanmayan borçlanma amacının gölgede kalması yatırımcı tarafındaki soru işaretlerini daha da çoğalttı.
DeFi’nin en zayıf halkası çoğu zaman koddan ziyade aşırı yoğunlaşma oldu. Son tabloda da aynı kırılganlık açık biçimde hissedildi.

