Bitcoin cephesinde alışıldık fiyat tartışmaları bir kenara itildi. Gözler doğrudan ağın temel ilkelerine çevrildi. Gündemin merkezine ise Satoshi Nakamoto’nun hareketsiz coin’leri, kuantum tehdidi ve BIP-361 önerisi yerleşti. Cardano kurucusu Charles Hoskinson öneriye sert sözlerle yüklendi ve tartışmayı teknik zeminden çıkarıp ideolojik bir hesaplaşmanın içine taşıdı. Söyledikleri kripto para piyasasında uzun süre konuşulacak türdendi.
BIP-361 Neden Tartışmaya Neden Oldu?
Jameson Lopp ve bazı araştırmacılar tarafından 16 Nisan 2026 tarihinde X’te gündeme taşınan BIP-361 kuantum bilgisayarların ileride eski Bitcoin adreslerini hedef alabileceği görüşüne dayanıyor. Öneriye göre kuantum saldırısına açık görülen adres tipleri aşamalı biçimde sistem dışına itilecek. Planın ilk aşamasında üç yıl sonra eski adreslere yeni işlem gönderimi duracak. İkinci aşamada ise beş yıl sonra eski dijital imzalar tamamen geçersiz sayılacak.
İlk bakışta tablo ağ güvenliğini korumaya dönük sert bir önlem gibi durdu. Ne var ki işin ucunda Satoshi’ye ait olduğu düşünülen ve yıllardır hareket etmeyen coin’ler yer alınca tartışmanın tonu sertleşti. Teknik bir güvenlik başlığı kısa sürede mülkiyet hakkı ve Bitcoin’in değişmez kabul edilen ilkeleri etrafında dönen bir kavgaya dönüştü.
Hoskinson Neden Sert Konuştu?
Hoskinson’a göre önerinin açtığı kapı son derece tehlikeliydi. Ona kalırsa güvenlik gerekçesi öne sürülerek bazı varlıkların fiilen erişilemez hale getirilmesi Bitcoin’in tarafsızlık iddiasını zedeleyecek. Özellikle Satoshi’nin coin’leri üzerinden yapılan “zaten yıllardır hareket etmedi” savunması, Cardano cephesinde ikna edici bulunmadı. Hoskinson da alaycı biçimde, “Satoshi’nin coinlerini çalmada iyi eğlenceler” diyerek tepkisini açıkça ortaya koydu.

İtirazın düğümlendiği yer tam olarak şurası oldu: Eski imzaları zorla geçersiz ilan etmek yalnızca teknik güncelleme sayılmayacak. Böyle bir hamle ağın temel felsefesine müdahale olarak görüldü. Hoskinson, maksimalistlerin iki kötü seçenek arasında kaldığını savundu. Ya kuantum saldırısını göze alacaklar ya da saldırıyı önlemek adına müsadereye benzeyen bir yolu meşrulaştıracaklar.
Tartışmada Devlet Riski Öne Çıktı
Hoskinson’un dikkat çektiği bir başka başlık da tehdidin kaynağı oldu. Ona göre risk, yalnızca büyük teknoloji şirketlerinden gelmeyecekti. Asıl tehlike ileride Çin bağlantılı kuantum kapasitesinin Kuzey Kore gibi agresif aktörlerin erişimine açılmasıyla ortaya çıkabilir. Böyle bir senaryoda mesele yalnızca teknoloji değil teknolojiyi kimin kullandığı sorusuna bağlandı.
Asıl kırılma noktası da burada belirdi. Bitcoin kendini korumaya çalışırken kendi doğasını aşındıracak mı? Kuantum tehdidi gerçekse önlem alınması kaçınılmaz olacak. Fakat alınacak önlem ağın en güçlü vaadini delerse geride aynı Bitcoin’in kalıp kalmayacağı ciddi biçimde sorgulanacak.

