OpenAI 2025 yılının Nisan ayında Florida State University’de düzenlenen ve iki kişinin hayatını kaybettiği saldırı nedeniyle ABD’de açılan federal davayla gündeme geldi. Decrypt‘in 11 Mayıs 2026 tarihli haberine göre davayı saldırıda yaşamını yitirenlerden birinin eşi Vandana Joshi açtı. Dava dosyasında saldırgan Phoenix Ikner’ın saldırıdan önce ChatGPT ile silahlar taktikler ve saldırı planlama yöntemleri üzerine görüşmeler yaptığı öne sürüldü. Florida Başsavcılığı da iddiaların ardından OpenAI hakkında ceza soruşturması başlattı.
ChatGPT’ye Yöneltilen Suçlamalar Büyüyor
Mahkeme dosyasında yer alan iddialara göre Phoenix Ikner saldırıdan haftalar önce ChatGPT ile uzun sohbetler yaptı. Saldırganın silahlar toplu saldırılar ve saldırı planlama yöntemleri hakkında bilgi aldığı ileri sürüldü. Dosyada ayrıca Ikner’ın elindeki silahların görsellerini sohbet botuna gönderdiği ve kullanım teknikleri konusunda yanıt aldığı bilgisi yer aldı.
İddialar bununla da sınırlı kalmadı. Dava dosyasında ChatGPT’nin Florida State University öğrenci birliğinin en yoğun saatleri için hafta içi 11.30 ile 13.30 aralığını işaret ettiği belirtildi. Saldırının saat 11.57’de başlaması dosyada dikkat çekilen ayrıntılar arasında yer aldı. Ayrıca sohbet botunun çocukların yer aldığı saldırıların daha fazla ulusal ilgi çekebileceğine dair ifadeler kullandığı da öne sürüldü.
OpenAI ise suçlamaları kabul etmedi. Şirket sözcüsü Drew Pusateri verilen yanıtların internette herkesin erişebileceği bilgilerden oluştuğunu söyledi. Açıklamada yasa dışı faaliyetlerin ya da şiddeti teşvik eden içeriklerin desteklenmediği vurgulandı.
Florida Başsavcılığı OpenAI İçin Harekete Geçti
Florida Başsavcısı James Uthmeier OpenAI hakkında resmi soruşturma başlatıldığını duyurdu. Uthmeier ChatGPT’nin saldırgana silah ve mühimmat konusunda yönlendirme yaptığını savundu. Başsavcı açıklamasında oldukça sert bir çıkış yaptı ve “ChatGPT bir insan olsaydı cinayet suçlamasıyla karşı karşıya kalırdı” ifadelerini kullandı.
Florida Eyalet Savcılığı da OpenAI’den kullanıcı tehdit politikaları, kolluk kuvvetleriyle iş birliği süreçleri ve ilgili kayıtların teslim edilmesini istedi. Talep edilen belgeler şirketin riskli kullanıcı davranışlarını nasıl izlediği ve hangi noktada yetkililerle temas kurduğu sorusunu öne çıkardı.
Dosya yapay zeka şirketleri açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Çünkü tartışma artık yalnızca teknolojinin ne kadar geliştiğiyle sınırlı değil. Kullanıcıların yapay zeka araçlarından aldığı yanıtların gerçek dünyada suça dönüşmesi halinde şirketlerin hangi ölçüde sorumlu tutulacağı da masaya geliyor.
Yapay Zekanın Hukuki Sınırı Tartışılıyor
Florida’daki dava yapay zeka sistemlerinin hukuki sorumluluğu konusunda yeni bir eşik oluşturabilir. Teknoloji dünyasında uzun süredir tartışılan temel soru yeniden gündemde: Bir yapay zeka aracı kullanıcıya verdiği yanıtlar nedeniyle doğrudan sorumluluk taşıyabilir mi?
Bugüne kadar teknoloji şirketleri kullanıcıların ürettiği içerikler nedeniyle doğrudan sorumluluktan büyük ölçüde uzak kalabildi. Ancak üretken yapay zeka sistemleri farklı bir alan açtı. Çünkü bu sistemler yalnızca içerik barındırmıyor; kullanıcıyla konuşuyor yönlendirme yapıyor ve bazı durumlarda karar süreçlerini etkileyebiliyor.
OpenAI’ye yönelik hukuki baskı Florida dosyasıyla sınırlı değil. Nisan ayında Kanada’daki toplu saldırı mağdurlarının aileleri de şirket ve CEO Sam Altman hakkında dava açtı. Davacı avukat Jay Edelson ilerleyen dönemde onlarca yeni başvuru yapılabileceğini açıkladı.
Florida saldırısı sonrası açılan dava yapay zekanın artık yalnızca teknolojik bir yenilik olarak görülemeyeceğini gösterdi. Güvenlik etik hukuk ve kamu sorumluluğu aynı tartışmanın içine girdi. Bu nedenle dava OpenAI için yalnızca mahkeme salonunda değil tüm yapay zeka sektörü açısından da yakından izlenecek bir sınav haline geldi.

