Ana Sayfa Arama
Kategoriler
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Toplam Piyasa Değeri
$2,17 Trilyon -1.90%
Pay Tablosu
Bitcoin
58,2%
Ethereum
9,5%
Altcoinler
32,3%
Yatırımcı Duygusu
KorkakAçgözlü
15/100Aşırı Korku
Sezon Endeksi
BitcoinAltcoin
54.2/100

The DAO Hack 10 Yaşında: 50 Milyon Dolarlık Saldırıdan 130 Milyon Dolarlık Ethereum Güvenlik Fonuna

Ethereum tarihinin en kritik kırılmalarından biri olan The DAO saldırısının üzerinden 10 yıl geçti. 2016’daki 50 milyon dolarlık saldırı, Ethereum’u hard fork kararına götürmüş ve Ethereum Classic’in doğmasına neden olmuştu. Bugün ise o olaydan kalan 75.000’den fazla ETH, Ethereum güvenliğini destekleyen yaklaşık 130 milyon dolarlık bir fona dönüşmüş durumda.

Ethereum tarihinin en kritik kırılmalarından biri olan The DAO saldırısının

Ethereum tarihinin en tartışmalı olaylarından biri olan The DAO saldırısı, 17 Haziran 2016’da gerçekleşti. O dönem Ethereum ekosisteminin en büyük kitlesel fonlama girişimi olan The DAO, Alman blockchain şirketi Slock.it tarafından geliştirildi. Proje, 11.000’den fazla yatırımcıdan yaklaşık 12 milyon ETH toplamıştı. Bu miktar o günün fiyatlarıyla yaklaşık 150 milyon dolara denk geliyordu.

Öne Çıkanlar

  • The DAO saldırısı, 17 Haziran 2016’da gerçekleşti ve saldırgan yaklaşık 3,6 milyon ETH’yi sözleşmeden çekti.
  • Ethereum topluluğu bu olay sonrası hard fork kararı aldı; böylece Ethereum ve Ethereum Classic iki ayrı zincir olarak yoluna devam etti.
  • The DAO’dan kalan ve talep edilmeyen 75.000’den fazla ETH, bugün Ethereum güvenliği için kullanılan yaklaşık 130 milyon dolarlık bir güvenlik fonuna dönüştü.

The DAO Saldırısı Ethereum’u Nasıl Değiştirdi?

Saldırgan, The DAO’nun splitDAO fonksiyonundaki bir reentrancy açığını kullanarak sözleşmeden tekrar tekrar ETH çekti. Yaklaşık 3,6 milyon ETH, yani fonun neredeyse üçte biri, saldırganın kontrolündeki “child DAO” adlı yapıya aktarıldı. Ancak bu fonlarda 28 günlük çekim kilidi vardı. Bu süre, Ethereum topluluğuna müdahale için zaman kazandırdı.

O gün yaşananlar yalnızca teknik bir güvenlik açığı değildi. Ethereum’un felsefesini, yönetişim anlayışını ve “kod kanundur” tartışmasını kalıcı biçimde değiştiren bir dönüm noktasıydı.

Hard Fork Kararı Ethereum Classic’i Doğurdu

The DAO saldırısından sonra Ethereum topluluğu ikiye bölündü. Bir grup, akıllı sözleşmede ne yazıyorsa sonucun da ona göre kabul edilmesi gerektiğini savundu. Bu yaklaşım “code is law” yani “kod kanundur” anlayışına dayanıyordu. Bu görüşü savunanlar, zincirin geçmişinin değiştirilmemesi gerektiğini düşünüyordu.

Diğer grup ise saldırının sözleşmenin gerçek amacı olmadığını, ortada açıkça kötüye kullanılan bir hata bulunduğunu ve mağdur yatırımcıların korunması gerektiğini savundu. Ethereum’un bugün bildiğimiz ana zinciri, bu ikinci görüşü benimsedi.

20 Temmuz 2016’da, 1.920.000 numaralı blokta Ethereum hard fork gerçekleştirdi. Saldırıda çekilen ETH’ler bir geri ödeme sözleşmesine taşındı ve DAO token sahiplerine varlıklarını geri alma imkanı sunuldu. Bu karar sonucunda Ethereum ana zinciri bugünkü yoluna devam etti. Eski zinciri sürdürmek isteyenler ise Ethereum Classic adıyla ayrı bir ağ oluşturdu.

Bu olay, Ethereum’un ilk büyük hard fork’u olarak tarihe geçti. Aynı zamanda kripto para dünyasında güvenlik, yönetişim ve merkeziyetsizlik tartışmalarının da en önemli örneklerinden biri oldu.

75.000 ETH’lik Fon Ethereum Güvenliğine Ayrıldı

The DAO saldırısından 10 yıl sonra dikkat çekici bir gelişme yaşandı. O dönem kurtarılan ancak sahipleri tarafından talep edilmeyen ETH’ler, Ethereum güvenliği için kullanılacak uzun vadeli bir fona dönüştürüldü.

Bu fonun temelinde, 2016 sonrasında verilen eski bir söz yer alıyor. Buna göre, Ocak 2017’ye kadar talep edilmeyen kurtarılmış ETH’lerin gelecekte Ethereum güvenlik çalışmalarını desteklemek için kullanılması planlanmıştı. Yıllarca sessiz kalan bu fikir, Wintermute araştırmacılarından birinin eski blog yazısını yeniden fark etmesiyle tekrar gündeme geldi.

Bugün fonda 75.000’den fazla ETH bulunuyor. Bunun yaklaşık 70.500 ETH’si talep edilmemiş ExtraBalance sözleşmesinde, yaklaşık 4.600 ETH’si ise The DAO’nun curator multisig yapısında yer alıyor. Bu ETH’ler stake edilerek uzun vadeli bir güvenlik geliri oluşturuluyor. Elde edilen getiri; güvenlik araştırmaları, araç geliştirme, açık kaynak projeler ve olay müdahale süreçleri için kullanılacak.

Fonun küratörleri arasında Ethereum kurucularından Vitalik Buterin ve eski MetaMask güvenlik lideri Taylor Monahan gibi isimler bulunuyor. Fon ayrıca Ethereum Foundation’ın Trillion Dollar Security girişimiyle de koordineli çalışıyor.

Ancak bu fonun büyüklüğü piyasa koşullarına göre değişiyor. Ocak ayında 75.000 ETH’nin değeri 220 milyon doların üzerindeydi. ETH fiyatının yaklaşık 1.750 dolar seviyesine gerilemesiyle fonun mevcut değeri yaklaşık 130 milyon dolar seviyesine indi.

DAO saldırısına Dair Veriler

BaşlıkVeri
The DAO saldırı tarihi17 Haziran 2016
The DAO’nun topladığı fonYaklaşık 12 milyon ETH
O dönemki fon değeriYaklaşık 150 milyon dolar
Saldırıda çekilen miktarYaklaşık 3,6 milyon ETH
Hard fork tarihi20 Temmuz 2016
Hard fork bloğu1.920.000
Yeni güvenlik fonundaki ETH75.000’den fazla ETH
Fonun Ocak ayındaki değeri220 milyon doların üzeri
Güncel yaklaşık değer130 milyon dolar
İlk güvenlik fonu dağıtımı1 milyon doların üzerinde
Desteklenen proje sayısı134 proje

Başvuru sayısı

250’den fazla proje
Wintermute katkısı200.000 dolar

Güvenlik Riski Artık Koddan Kullanıcı Davranışına Kaydı

The DAO saldırısı, akıllı sözleşme güvenliği sektörünün doğuşunda kritik rol oynadı. O dönemden sonra denetim, formal verification ve güvenlik testleri DeFi projeleri için standart hale gelmeye başladı. Bugün artık büyük protokoller, kod denetimini daha erken aşamalarda gündemine alıyor.

Ancak uzmanlara göre riskin doğası değişti. RedStone kurucu ortağı Marcin Kazmierczak, The DAO fonunun önemli bir ilerleme olduğunu ancak bugünün tehditlerini tamamen karşılamadığını belirtiyor. Ona göre sorun artık yalnızca akıllı sözleşme hataları değil. Büyük kayıpların önemli bölümü çalınan özel anahtarlar, sosyal mühendislik, sahte imza ekranları ve operasyonel güvenlik açıklarından kaynaklanıyor.

Blockaid CEO’su Ido Ben-Natan da benzer bir noktaya dikkat çekiyor. The DAO saldırısı sektöre kod denetiminin önemini öğretti. Ancak bugünün dünyasında kullanıcıların “approve” butonuna bastığı anda neyi onayladığını da izlemek gerekiyor. Yani güvenlik artık sadece kodda değil, cüzdan arayüzlerinde, imza süreçlerinde ve kullanıcı davranışlarında aranmalı.

Bu nedenle The DAO’dan doğan güvenlik fonu sembolik olarak çok değerli olsa da Ethereum’un yeni güvenlik sınavı farklı bir yerde duruyor. Soru artık yalnızca “akıllı sözleşme güvenli mi?” değil. Asıl soru şu: Kullanıcı, işlem yaparken neyi imzaladığını gerçekten görebiliyor mu?

Sık Sorulan Sorular

The DAO hack nedir?

The DAO hack, 17 Haziran 2016’da Ethereum üzerinde çalışan The DAO adlı akıllı sözleşme projesinin saldırıya uğramasıdır. Saldırgan, sözleşmedeki reentrancy açığını kullanarak yaklaşık 3,6 milyon ETH’yi kendi kontrolündeki yapıya aktardı.

The DAO saldırısı Ethereum’u neden ikiye böldü?

Saldırıdan sonra Ethereum topluluğu, zincirin geçmişinin değiştirilip değiştirilmeyeceği konusunda ayrıştı. Hard fork’u destekleyenler mağdurların korunmasını savundu. Karşı çıkanlar ise “kod kanundur” anlayışıyla zincirin değiştirilmemesi gerektiğini söyledi. Bunun sonucunda Ethereum ve Ethereum Classic iki ayrı zincir haline geldi.

The DAO fonu bugün ne için kullanılıyor?

The DAO’dan kalan ve sahipleri tarafından talep edilmeyen 75.000’den fazla ETH, bugün Ethereum güvenliğini desteklemek için kullanılıyor. Fonun staking gelirleri güvenlik araştırmaları, araç geliştirme ve olay müdahale projelerine aktarılıyor.

The DAO saldırısı DeFi güvenliğini nasıl etkiledi?

Bu saldırı, akıllı sözleşme denetimlerinin önemini tüm sektöre gösterdi. O tarihten sonra audit, formal verification ve güvenlik testleri DeFi projeleri için daha merkezi bir konu haline geldi.

Bugünün en büyük Ethereum güvenlik riski ne?

Uzmanlara göre bugünün en büyük riski yalnızca akıllı sözleşme kodu değil. Çalınan özel anahtarlar, sosyal mühendislik saldırıları, sahte imza ekranları ve kullanıcıların neyi onayladığını anlamadan işlem yapması daha büyük tehditler arasında yer alıyor.

Bu içerikteki görseller Kriptofoni editoryal ekibi tarafından özel olarak hazırlanmıştır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Güven Damgası İkonu

Bize Neden Güvenebilirsiniz? Genişlet

Kriptofoni, beş yılı aşkın süredir kripto para dünyasını yakından takip eden, haber, araştırma ve veri sağlayan bağımsız bir medya kuruluşudur. Deneyimli editörlerden oluşan ekibimiz derinlemesine piyasa gelişmelerini Blockchain teknolojisinin pratik testleriyle birleştirerek okurlarımıza objektif ve doğru içerikler sunmayı hedeflemektedir. Tarafsızlık ve doğruluk ilkeleriyle çalışan Kriptofoni, hem köklü kripto paralar hem de yeni kripto para projeleri hakkında zengin bir bilgi kaynağıdır. Sektördeki uzun soluklu varlığımız ve kaliteli içerik üretimindeki kararlılığımız bizi kripto para dünyasında güvenilen bir bilgi kaynağı haline getirmiştir. Editöryal Politikamız hakkında daha fazla bilgi edinin. Ayrıca Güven ve Şeffaflık Merkezi sayfamızdan şeffaf, doğru ve tarafsız habercilik anlayışımız hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Risk Damgası İkonu

Risk Bildirimi & Uyarısı Genişlet

Kripto paralar yüksek riskli yatırım araçlarıdır ve tüm paranızı kaybetmenize neden olabilir. Bu makalede yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve herhangi bir yatırım kararını destekleme amacıyla sunulmamıştır. Herhangi bir kripto paraya yatırım yapmadan önce detaylı araştırma yapmanızı ve profesyonel danışmanlık almanızı öneririz. Kriptofoni, okurlarınının yaptıkları kripto para yatırımlarından doğabilecek herhangi bir zarardan sorumlu değildir. Risk Bildirimimiz hakkında daha fazla bilgi edinin.

Telegram Logo Haberleri İlk Siz Alın! Bizi Şimdi Telegram'da Takip Edin!
Tether, Alloy by Tether platformunu kapatma ve altın teminatlı sentetik
Sıradaki Haber Tether Altın Destekli aUSDT İçin Fişi Çekti