İnternet artık sadece bir konfor değil. Eğitimden sağlığa, bankacılıktan iş bulmaya kadar hayatın neredeyse her alanında temel bir ihtiyaç. Yine de dünyada halen milyarlarca insanın bağlantısı ya yok ya da çok zayıf. Üstelik mesele sadece kapsama alanı da değil. İnternet altyapısı çoğu yerde birkaç büyük kurumun elinde. Bir diğer ifadeyle tek bir arıza tüm sistemi kilitleyebiliyor. Bazı bölgelerde erişim siyasi sebeplerle kısıtlanabiliyor. Hatta tamamen kesilebiliyor. Spacecoin (SPACE) tam da bu kırılgan tabloya karşı ortaya çıkan iddialı bir proje. Dünya çapında interneti, alçak Dünya yörüngesindeki (LEO) küçük uydular ve Blockchain destekli DePIN modeliyle daha dağıtık, daha şeffaf ve daha kimseye bağlı olmayan bir hale getirmeyi hedefliyor.
Spacecoin Ne Kadar? SPACE Coin Fiyatı
| Fiyat | 0,016831 $ |
| Piyasa Değeri | 36.045.942 $ |
| Dolaşımdaki Arz | 2.152.500.000 SPACE |
| Toplam Arz | 21.000.000.000 SPACE |
Spacecoin (SPACE) Nedir?
Spacecoin alçak dünya yörüngesindeki Blockchain destekli uydular tarafından desteklenen dünyanın ilk internet ağıdır. Spacecoin herkesi, her yerde birbirine bağlayan, güvenilir, izinsiz bağlantı altyapısı için standart açık protokol olmayı hedefliyor.
Spacecoin’in burada bir çıkış noktası var. Modern internet dışarıdan bakınca kusursuz görünüyor. Bir tıkla video izliyoruz, mesaj atıyoruz ve toplantıya giriyoruz. Fakat altyapının omurgası çoğu ülkede merkezi operatörlere dayanıyor. Merkezilik iki büyük riski beraberinde getiriyor.

İlki, tek noktadan çökme ihtimali. Bir operatörde yaşanan teknik sorun milyonlarca kullanıcıyı saatlerce çevrimdışı bırakabiliyor. İkincisi, kontrol ve sansür meselesi. Bazı bölgelerde internetin belirli sitelere, servislere ya da haberlere erişimi sınırlayacak şekilde yönetilmesi dijital dünyayı “herkes için eşit” olmaktan uzaklaştırıyor.
Spacecoin’in yaklaşımı bu tabloya net bir yerden giriyor. İnternet erişimi insan hakkı olarak kabul ediliyor ancak altyapı parçalı ve çoğunlukla merkezi yapılara bağımlı. Merkezi yapı hem kırılganlığa neden oluyor hem de erişimin kısıtlanmasını kolaylaştırıyor.
DePIN Mantığıyla Uydu İnterneti: “Yeryüzü Yetmiyor, Gökyüzüne Çıkalım”
Karasal ağların elbette doğal bir sınırı var. Wi-Fi yönlendirici belirli bir alanı kapsıyor. Baz istasyonu teoride kilometrelerce menzile sahip olsa bile coğrafya, maliyet ve izin süreçleri nedeniyle pratikte her yere kurulamıyor. Spacecoin ise kapsama problemini yukarıdan çözmeyi deniyor.
LEO uyduların en büyük avantajı kapsama genişliği. Tek bir uydu yeryüzünde çok daha büyük bir alanı görebiliyor. Spacecoin’in yaklaşımı bu kapsama avantajını alıp, sistemin yönetimini ve ekonomik yapısını merkezi bir şirket yerine dağıtık bir ağ mantığı ile kurgulamak. Zaten projenin kendisini uydularla çalışan ilk DePIN olarak tanımlamasının nedeni de burada yatıyor.
Bir de işin ekonomik tarafı var. Özellikle projenin Whitepaper’ında bahsedilen “cubesat” yani küçük uydu konsepti. Konsept geçmişe kıyasla daha düşük üretim ve fırlatma maliyetleriyle uydu teknolojisini daha erişilebilir hale getiriyor. Böylelikle ağın tek bir dev kurum tarafından değil zaman içinde daha geniş bir katılımcı kitlesiyle büyüyebilmesi hedefleniyor.
Spacecoin Ağı Teknik Olarak Ne Kuruyor? 5G-NTN (Non-Terrestrial Network)
Spacecoin’in omurgasında telekom dünyasının standart üreticisi kabul edilen 3GPP’nin “Non-Terrestrial Network (NTN)” yaklaşımı yer alıyor. Kısacası, baz istasyonu sadece yerde olmak zorunda değil. Uydu da bir tür “havadan baz istasyonu” gibi çalışabiliyor.

Spacecoin burada 5G-NTN standardını temel alıp bunu merkeziyetsiz bir uydu ağına uyarlamayı hedefliyor. Yaklaşımın iddiasında ise “ağ dağıtık olursa sansüre dayanıklılık artar, güvenlik güçlenir ve net tarafsızlığı (net neutrality) daha güçlü bir zemine oturur” düşüncesi yer alıyor.
Requester – Transmitter Modeli: Spacecoin İnterneti Nasıl “Taşıyor”?
Spacecoin projesinde veri iletimi iki temel rol üzerinden sağlanıyor:
- Requester (Talep Eden): Veri isteyen taraf
- Transmitter (Aktarıcı): Veriyi ileten taraf
Sen bir içerik talep ediyorsun. Ağda bunu iletecek bir transmitter seçiliyor. Transmitter veriyi ulaştırıyor. Ardından requester bir ACK (acknowledgment) üretiyor. ACK, kabaca “görev tamam” anlamına gelen kriptografik bir kanıt gibi çalışıyor. Transmitter kanıtı zincire gönderdiğinde hak ettiği ücret otomatik olarak serbest kalıyor.
Buradaki kritik meselenin güven olduğunu çok net. Normal internet servisinde güveni operatör sağlıyor. Paket satın alırsın ve netice de ödeme altyapısı hazır olur. Spacecoin ise güvenin yerine protokol koymaya çalışıyor. Yani insanlara güvenmek zorunda kalmadan sistemin işlemesini hedefliyor.
Escrow Mekanizması: Ödeme Tartışmasını Sıfıra Yaklaştırma Denemesi
Dağıtık ağlarda klasik problem hizmeti veren taraf “acaba paramı alabilecek miyim?” diye düşünür. Hizmeti alan taraf da “acaba söz verildiği gibi hizmet gelecek mi?” endişesi taşır.
Spacecoin bu düğümü blockchain escrow ile çözmeyi öneriyor. Requester talepte bulunmadan önce token’ları akıllı sözleşmeye kilitliyor. Transmitter işi bitirip ACK kanıtını zincire gönderdiğinde ücret otomatik olarak çözülüyor ve transmitter’a gidiyor.
SPACE Coin Nedir ve Ne İşe Yarıyor?
Spacecoin’in kalbinde elbette SPACE token var. Space token ağın ekonomik motoru durumunda. Space token aşağıda verilen işlere yarıyor:
- Spacecoin veri iletimi ücretleri (mikro ödemeler),
- Ağ katılımcılarını teşvik etme (uydu yatırımı, bant genişliği artırımı),
- Yönetişim (protokol güncellemelerinde oy hakkı).
Space coin’in token ekonomisine bakıldığında maksimum arzın 21 milyar SPACE olduğu ve dolaşımdaki arzın 2,15 milyar seviyesinde göründüğü yer alıyor.
Spacecoin (SPACE) Nasıl Alınır?
Spacecoin (SPACE) coin için merkezi borsalar devreye girmiş durumdalar. En son Binance Alpha’da Spacecoin (SPACE) listelendi.
Spacecoin (SPACE) ayrıca Bitget, KuCoin ve MEXC gibi önde gelen kripto para borsalarında listeli durumda. İlerleyen günlerde borsa listelemelerinin daha da artması bekleniyor.
Yönetişim: İlk Başta Foundation, Sonra Topluluk
Spacecoin yönetişimini iki aşamalı kurguluyor:
- Beta dönemi: Spacecoin Foundation geliştirmeyi ve koordinasyonu üstleniyor.
- Production dönemi: Uydu takımyıldızı oturup mainnet olgunlaştığında karar alma süreçleri daha dağıtık hale geliyor.
On-chain seviyede protokol yükseltmeleri token sahiplerinin oylarıyla ilerlerken, off-chain tarafta forumlar, geliştirici toplantıları ve topluluk kanalları devrede kalıyor. Bu hibrit yaklaşım kripto dünyasında oldukça tanıdık. Bitcoin ve Ethereum’da da teknik kararlar çoğu zaman topluluk tartışmasıyla şekilleniyor.
Projenin Büyük Hayalleri Neler?
Projenin geleceğe dönük olarak hadefleri gerçekten vizyoner bir yere kayıyor. Hedeflere bakıldığında fikirler net bir şekilde görülüyor:
- Multi-Planetary Internet: Bir gün başka gezegenlerde ağ kurarsak, onları birbirine bağlama fikri,
- Proof-of-Location: Konum doğrulama, lojistik ve güvenlik alanlarında yeni kullanım kapıları,
- Non-Virtual Private Network: Uydularla iki nokta arasında “gerçek” özel ağ kurma fikri.
Bunlar elbette kısa vadede olacak şey değil. Ama Spacecoin’in anlatısı sadece “internet satalım” fikrinden oluşmuyor. Hedef “uzaydan veri taşımayı standartlaştıralım” iddiasına yaslanıyor.
Projenin Zorlukları Neler?
Şimdi işin romantik tarafını bir kenara bırakalım. Böyle bir proje için en büyük engelleri üç ana başlıkta toplamak mümkün:
- Ölçeklenebilirlik: İnternette günlük trilyonlarca isteğin döndüğü bir dünyada, zincire sürekli ACK yazmak ciddi bir yük.
- Uzay mühendisliği: Radyasyon, ısı yönetimi, yörünge yerleşimi ve anten tasarımı en büyük zorluklardan. Çünkü küçük uydular küçük dertler demek değil.
- Telekom regülasyonu: Frekans lisansı ve SIM/eSIM sertifikasyonu halen merkezi otoritelerle yürüyen süreçler demek.
Spacecoin’in fikri güçlü ve hikayesi de büyük denebilir. Gerçek hayatta ise başarı, teknik yetenek kadar regülasyon ve operasyon kabiliyetine de bağlı.

