ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) eski ajanlarından Patrick Steven Yaroch, 35 farklı soruşturmayla bağlantılı dijital cüzdanlardan yaklaşık 2,47 milyon dolarlık kripto para çaldığını kabul etti. ABD Adalet Bakanlığı’nın 5 Kasım 2026 tarihli resmi açıklamasına göre 37 yaşındaki Yaroch, görevinden kaynaklanan erişim yetkilerini kullanarak gerçekleştirdiği hırsızlıklar nedeniyle elektronik dolandırıcılık ve kara para aklama suçlamalarını kabul etti. Eski ajanın 4 Mart 2027’de hâkim karşısına çıkarak cezasını öğrenmesi bekleniyor.
FBI Sistemlerindeki Bilgilerle 100 Sahte Transfer Gerçekleştirdi
Mahkeme belgelerine göre Yaroch, Aralık 2024’ten itibaren FBI’ın soruşturma dosyalarında bulunan kripto para cüzdanlarına ait erişim bilgilerini kullanmaya başladı. Yetkili olduğu sistemlerden elde ettiği bilgiler sayesinde yaklaşık 100 yetkisiz transfer gerçekleştirdi ve toplam 2.474.380,66 dolarlık varlığı ele geçirdi.
7 Kasım’da yayımlanan The Block haberine göre hırsızlıklar en az 79 farklı cüzdanı kapsıyordu. Bunların arasında suç soruşturmalarının şüphelilerine, yabancı devlet bağlantılı aktörlere ve daha önce dolandırıcılık mağduru olmuş kişilere ait cüzdanlar bulunuyordu. FBI’ın operasyon amacıyla oluşturduğu en az bir cüzdan da hedef alındı.
Yaroch, 2017 yılında FBI’ın Boston biriminde çalışmaya başlamış, Şubat 2025’te ise kurumun Karşı İstihbarat ve Casusluk Birimine geçmişti. Bu görevi sayesinde normal şartlarda yalnızca yetkili personelin erişebileceği hassas soruşturma kayıtlarını inceleyebiliyordu.
Çalınan varlıkların izini gizlemek için farklı kripto para birimleri arasında dönüşümler yapıldı. Bazı işlemlerde Bitcoin, Monero, Solana ve Sui ağları kullanıldı. Soruşturma kayıtlarında, tek bir hırsızlık işleminde ele geçirilen tutarın 580 bin doları aştığı örnekler de yer aldı.
Çalınan Paralarla Portekiz’de Yeni Bir Hayat Kurmayı Planladı
Soruşturma, Yaroch’un çaldığı kripto paraları yalnızca kişisel borçlarını kapatmak için kullanmadığını ortaya koydu. Eski ajan, 25 Kasım 2025 ile 13 Ocak 2026 arasında yaklaşık 93 bin doları banka hesaplarına aktardı. Paranın bir kısmıyla kredi kartı borçlarını, araç taksitlerini ve diğer kredilerini ödedi.
ABD Adalet Bakanlığı’nın açıklamasında daha dikkat çekici bir ayrıntı da bulunuyor. Yaroch’un, yurt dışına taşınma ve yatırımlarından kazanç sağlama konusunda ChatGPT’den öneriler aldığı belirtildi. Portekiz’de bağ satın alma fikrini değerlendiren eski ajan, 15 Haziran 2026’da ülkedeki avukatlarına vergi işlemlerini yürütmeleri için vekâlet verdi. Eylül ayında Portekiz’e seyahat etmek üzere hazırlık yaptığı da kayıtlara geçti.
Suç kabul anlaşmasına göre Yaroch, en az 2,4 milyon dolar tazminat ödemeyi kabul etti. Ayrıca yaklaşık 1,38 milyon SUI, 17.990 USDC ve çeşitli banka ile kripto para borsası hesaplarındaki varlıkların müsaderesi de anlaşmada yer aldı.
Kripto Para Hırsızlığı FBI Soruşturmalarını da Tehlikeye Attı
Olayın sonuçları maddi kayıplarla sınırlı kalmadı. Savcılık, Yaroch’un eylemlerinin suç örgütleri ve yabancı devlet bağlantılı aktörlere yönelik birden fazla FBI soruşturmasını olumsuz etkilediğini belirtti. Kurumun istihbarat toplama yöntemleri ve bilgi kaynakları da tehlikeye girdi.
Yetkililerin açıklamasına göre Yaroch, 20 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya. Ancak kesin ceza henüz belirlenmedi. Virginia Doğu Bölgesi Federal Mahkemesi, 4 Mart 2027’de yapılması planlanan duruşmada federal ceza yönergelerini ve davanın diğer koşullarını değerlendirecek.
Yazarın Değerlendirmesi
Patrick Yaroch davası, kripto para güvenliğinin yalnızca blockchain ağlarının teknik dayanıklılığıyla sağlanamayacağını gösteriyor. Soruşturma dosyalarındaki cüzdan erişim bilgilerinin kötüye kullanılması, en güvenilir kabul edilen kamu kurumlarında bile içeriden kaynaklanan tehditlerin ciddi sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyuyor.
Özellikle soruşturma kapsamında erişim bilgileri toplanan veya muhafaza edilen cüzdanların yönetimi kritik önem taşıyor. Yetkilerin sınırlandırılması, hassas bilgilere erişimin denetlenmesi ve şüpheli transferlerin zamanında tespit edilmesi, benzer olayların önlenmesinde belirleyici olabilir. Üstelik varlıkların bir bölümüne el konulması, mağdurların bütün zararlarının karşılandığı anlamına gelmiyor.

