Nijerya Merkez Bankası (CBN), 5 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle stablecoin ihraççıları ve kripto para hizmet sağlayıcıları için kapsamlı bir lisanslama sistemi oluşturdu. Başkent Abuja’dan yayımlanan düzenleme, algoritmik stablecoin’lerin ülkede ihraç edilmesini ve alınıp satılmasını yasaklıyor. Ayrıca yerel para birimi nairaya ve yabancı para birimlerine endeksli stablecoin’ler için farklı sermaye şartları getiriyor. Bankanın resmi düzenleme belgesine göre amaç, dijital ödemelerde yeniliği desteklerken finansal istikrarı ve tüketicileri korumak.
Stablecoin İhraççılarına Milyarlarca Nairalık Sermaye Şartı
Yeni düzenleme, stablecoin’leri iki ana kategoride sınıflandırıyor. Birinci kategoride Nijerya nairasına endeksli stablecoin’ler, ikinci kategoride ise dolar gibi yabancı para birimlerinin değerini takip eden stablecoin’ler bulunuyor.
Birinci kategoride faaliyet gösterecek ihraççıların en az 10 milyar naira, yabancı para birimlerine endeksli stablecoin çıkaracak şirketlerin ise 15 milyar naira ödenmiş sermayeye sahip olması gerekiyor. Diğer düzenlemeye tabi kripto para hizmet sağlayıcıları için asgari sermaye şartı 1 milyar naira olarak belirlendi. Merkez Bankası, faaliyetlerin taşıdığı risklere göre daha yüksek sermaye talep edebilecek.
Düzenlemenin en dikkat çekici bölümlerinden biri algoritmik stablecoin yasağı oldu. CBN, değerini yeterli rezerv varlıklarla desteklemek yerine ağırlıklı olarak algoritmalar ve token arzındaki değişikliklerle korumaya çalışan stablecoin’leri yasaklı kategorisine aldı.
Yasak yalnızca algoritmik modellerle sınırlı değil. Değeri itibari bir para birimine endekslenmesine rağmen rezervleri ağırlıklı olarak başka kripto paralardan oluşan token’lar da kapsamda. Sahiplerine nominal değer üzerinden hukuken uygulanabilir geri ödeme hakkı tanımayan stablecoin’lerin sunulmasına da izin verilmeyecek.
Buna karşılık düzenleyici kurum, uygun şartları karşılayan rezerv destekli stablecoin’lere kapıyı kapatmıyor. Lisanslı ihraççıların dolaşımdaki token yükümlülüklerini bire bir karşılayan rezervler tutması ve bunlara ek olarak en az yüzde 2’lik güvence tamponu bulundurması gerekiyor. Böylece rezerv varlıklarında yaşanabilecek değer kayıplarına karşı ilave koruma amaçlanıyor.
Kripto Para Borsaları ve P2P İşlemlerine Yeni Denetim
Düzenleme, stablecoin ihraççılarının yanı sıra kripto para borsalarını, dijital cüzdan sağlayıcılarını, saklama hizmetlerini ve eşler arası (P2P) işlem platformlarını da kapsıyor.
Özellikle P2P işlemlerinde kimlik doğrulama şartları sıkılaştırıldı. Platformların, naira üzerinden ödeme yapılan banka hesaplarındaki isim ve Bank Verification Number (BVN) bilgilerinin doğrulanmış müşteri kimliğiyle eşleştiğini kontrol etmesi gerekecek. Gerekli doğrulama yapılmadan ilgili token’ların serbest bırakılmasına izin verilmeyecek. P2P hizmetlerinin sunulması da CBN’nin açık onayına bağlı olacak.
Yeni kurallar, mevcut şirketlere uyum sağlamaları için 180 takvim günü tanıyor. Ancak bu süre koşulsuz faaliyet izni anlamına gelmiyor. İşletmelerin ilk 30 gün içinde Merkez Bankasına kayıt yaptırması, 60 gün içinde düzenleyici raporlamaya başlaması ve geçiş süresi dolmadan lisans başvurusunu tamamlaması gerekiyor. Yabancı para birimlerine endeksli mevcut stablecoin düzenlemelerinin geçiş dönemindeki faaliyetleri ise kurumun açık geçici iznine bağlı.
Tüketicilerin korunması için de yeni yükümlülükler getirildi. Lisanslı stablecoin ihraççıları, geçerli geri ödeme taleplerini normal koşullarda en geç bir sonraki iş gününün sonuna kadar karşılamak zorunda. Standart geri ödeme işlemlerinden ücret alınamayacak. İhraççıların yalnızca stablecoin tutulması veya yatırılması karşılığında faiz ya da getiri sunması da yasaklandı.
Nijerya Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ise menkul kıymet niteliğindeki token’lar ve yatırım ürünleri üzerindeki yetkisini koruyacak. Böylece ödeme amaçlı stablecoin faaliyetleriyle yatırım niteliği taşıyan kripto para ürünleri arasında düzenleyici bir ayrım oluşturuluyor.
Yazar Değerlendirmesi
Nijerya’nın yeni yaklaşımı, stablecoin kullanımını bütünüyle sınırlandırmaktan çok hangi modellerin finansal sistem içerisinde faaliyet gösterebileceğini belirlemeye odaklanıyor. Algoritmik stablecoin yasağı ve zorunlu rezerv şartları, fiyat istikrarının yalnızca yazılım mekanizmalarına bırakılmasının düzenleyici kurum tarafından kabul edilebilir görülmediğini ortaya koyuyor.
Bununla birlikte yüksek sermaye gereklilikleri, özellikle küçük ölçekli yerel girişimler açısından önemli bir maliyet oluşturabilir. Lisanslama sisteminin sektörde güveni artırıp artırmayacağı, başvuruların nasıl değerlendirileceğine ve kuralların uygulamada ne ölçüde öngörülebilir olacağına bağlı.
Yabancı para birimlerine endeksli stablecoin’lerin tamamen yasaklanmaması ise sınır ötesi ödemeler ve para transferleri açısından dikkat çekici. Ancak yabancı para işlemlerine yönelik ek izinlerin ve denetimlerin, bu hizmetlerin kullanım alanını nasıl şekillendireceği henüz netleşmiş değil.

