Güney Kore’de ana muhalefet konumundaki Demokratik Parti kripto para piyasasının düzenleyici çerçeveye alınması için hazırlanan yasanın adını Kripto Varlık Temel Yasası olarak netleştirdi. Mk.co‘nun 28 Ocak 2026 tarihli haberine göre yasanın Meclis’e sunulması bekleniyor. Toplantının en sıcak başlığı ise stablecoin’lerin hangi şartlarda çıkarılacağı ve denetimin kimde toplanacağı oldu. Kritik maddelerde uzlaşı sağlandı bazı hassas alanlar ise sonraki siyasi koordinasyona bırakıldı.
Kripto Varlık Temel Yasası Son Viraja Girdi
Demokratik Parti Kripto Varlık bölümü 28 Ocak’ta Milletvekilleri Ofisi Binası’nda ikinci genel toplantısını yaptı ve yasa taslağının ismini kesinleştirdi. TF tatil öncesi teklif için parti politika kurulu ve ilgili kamu otoriteleriyle son pazarlıkları yürütme planını benimsedi.
Taslak kripto para piyasasının kurallı bir zemine taşınması hedefiyle kurgulandı. Stablecoin’ler başta olmak üzere piyasada risk üretebilecek alanlarda temel tanımların ve gözetim çerçevesinin netleşmesi amaçlandı.
Stablecoin İhraççısına 3,5 Milyon Dolarlık Sermaye Şartı
Toplantıda öne çıkan karar stablecoin ihraç edecek kuruluşlar için asgari 3,5 Milyon dolar düzeyinde yasal sermaye koşulu oldu. Kurulun sözcülüğünü yürüten milletvekili Ahn Do-geol basın bilgilendirmesinde sermaye eşiğinde mutabakat sağlandığını aktardı.
Eşik mevcut Elektronik Finansal İşlemler Yasası’ndaki elektronik para faaliyeti için öngörülen sermaye şartına dayandırıldı. Stablecoin’lerin itibari paraya endeksli yapısı nedeniyle elektronik paraya benzer özellik taşıdığı değerlendirmesi öne çıktı.
Kripto Para Riskleri İçin Yeni Koordinasyon Masası
Taslakta piyasa risk yönetimi için kurumlar arası bir yapı kurulması fikri de şekillendi. Kripto para Konseyi benzeri bir danışma/koordinasyon mekanizması gündeme geldi. Başkanlığı Finansal Hizmetler Komisyonu Başkanı’nın üstlenmesi benimsendi.
Kurulda Merkez Bankası’ndan üst düzey temsilcilerin de yer alması planlandı. Hedef ise hack sistem arızası ve operasyonel aksaklıklar gibi acil başlıklarda hızlı tepki verecek bir hat kurmak oldu. Merkez Bankası’nın yetki sınırları ve büyük hissedar payı kısıtları gibi siyasi açıdan sert başlıklar ise sonraki politika kurulu koordinasyonuna bırakıldı.

