Binance’e 29 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen ve 6,43 milyar dolarlık kayba yol açan siber saldırının ardından çalınan fonların hareketlerine ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Blokzincir analiz şirketi Elliptic’in bulgularını 2 Kasım’da aktaran Wu Blockchain’e göre saldırganlar, paranın izini gizlemek amacıyla ilk kez CoinJoin yöntemini kullanmaya başladı. Araştırmacılar, farklı blokzincir ağlarına yayılan para hareketlerini takip ederken çalınan toplam tutarın %44’ünün dondurulduğunu veya saldırganların erişiminden çıkarıldığını belirledi.
Öne Çıkanlar
- Binance saldırısında yaklaşık 2,85 milyar dolarlık fon donduruldu veya güvence altına alındı.
- Saldırganların işlemleri gizlemek için CoinJoin yöntemini de kullanmaya başladığı bildirildi.
- Yaklaşık 16 milyon doların önceki Bitget saldırısıyla bağlantılı adreslere aktarıldığı belirtildi.
Binance Saldırısında Çalınan Paralar Nereye Gitti?
Elliptic’in incelemesi, saldırganların ele geçirdikleri fonları farklı ağlara dağıtarak takip edilmelerini zorlaştırdığını ortaya koydu. Wu Blockchain’in paylaştığı son verilere göre para hareketleri 12.000 civarında cüzdanı ve 40.000’den fazla işlemi kapsıyor. Özellikle Ethereum, Bitcoin ve Tron ağları üzerinden gerçekleştirilen transferler, soruşturmanın önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Saldırganların temel stratejilerinden biri, ihraççı kuruluşlar tarafından dondurulabilen stablecoinleri ETH ve BTC gibi merkezi bir ihraççısı bulunmayan kripto paralara dönüştürmek oldu. USDT ve USDC cüzdanlarına uygulanan kısıtlamalar önemli miktarda fonun hareketini durdururken bazı transferler bu önlemlerden önce gerçekleştirildi. Dondurulamayan kripto paraların geri alınabilmesi ise ilgili adreslerin tespit edilmesine ve fonların ileride ulaşabileceği platformlarla iş birliği yapılmasına bağlı.
CoinJoin Nedir ve Saldırganlar Neden Kullanıyor?
CoinJoin, Bitcoin ağında birden fazla kullanıcının işlem girdilerini ve çıktılarını tek bir işlemde birleştirerek fonların geçmişini takip etmeyi zorlaştıran bir gizlilik yöntemidir. Bu teknik, işlemlerin blokzincir üzerinde görünürlüğünü ortadan kaldırmaz ancak belirli bir girdinin hangi çıktıyla ilişkili olduğunu anlamayı güçleştirebilir. Wu Blockchain’in Elliptic’e dayandırdığı son paylaşımda, Binance saldırısıyla bağlantılı fonların aktarımında bu yöntemin kullanılmaya başlandığı ifade edildi.
Öte yandan para hareketlerinin gizlenmesine yönelik faaliyetler CoinJoin ile sınırlı kalmadı. Elliptic’in araştırmasına göre Tron ağındaki transferlerde otomatik çalışan yazılımlara işaret eden düzenli işlem kalıpları tespit edildi. Araştırmacılar, kullanılan sistemin başarısız transfer girişimlerinin ardından farklı adresler üzerinden yeniden işlem gerçekleştirebildiğini bildirdi.
Bitget Saldırısıyla Bağlantı Neden Önemli?
İncelemenin dikkat çeken bir başka yönü, Binance’den çalınan bazı fonların daha önceki Bitget saldırısıyla ilişkilendirilen cüzdanlara ulaşması oldu. Wu Blockchain’in aktardığına göre bu bağlantı kapsamında yaklaşık 16 milyon dolarlık transfer belirlendi. Farklı saldırılardan elde edilen paraların aynı adreslerde bir araya gelmesi, olaylar arasında operasyonel bir ilişki bulunabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Elliptic ayrıca Binance saldırısında kullanılan yöntemlerle geçmişteki bazı büyük borsa saldırıları arasında benzerlikler belirledi. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), 31 Ekim’de olayın sorumluluğunu Kuzey Kore bağlantılı TraderTraitor grubuna atfetti. Ancak belirli cüzdanlar arasındaki bağlantıların tespit edilmesi, tek başına bütün transferlerin aynı kişiler tarafından yönetildiğini kesin olarak kanıtlamıyor.
Veri Kutusu
| Gösterge | Tespit edilen durum |
| Saldırı tarihi | 29 Ekim 2026 |
| Etkilenen blokzincir sayısı | 11 |
| Elliptic’in toplam kayıp hesabı | 6,43 milyar dolar |
| Dondurulan veya güvenceye alınan | 2,85 milyar dolar |
| Henüz güvenceye alınamayan tutar | Yaklaşık 3,58 milyar dolar |
| İzlenen para hareketleri | 40.000’den fazla işlem |
| Para dağıtılan adresler | Yaklaşık 7.700 |
| Şüpheli transferlerde kullanılan yöntemler | CoinJoin, takaslar ve zincirler arası transferler |
Kriptofoni Yorumu
Binance saldırısı, kripto para sektöründe güvenlik önlemlerinin yalnızca cüzdanların korunmasıyla sınırlı kalamayacağını gösteriyor. Çalınan paraların farklı ağlara hızla dağıtılması, işlem takibinin koordineli ve kesintisiz yürütülmesini gerektiriyor. Özellikle otomatik transfer sistemlerinin kullanılması, güvenlik ekiplerinin olaylara müdahale kapasitesini daha önemli hale getiriyor.
Kriptofoni olarak bu gelişmede en dikkat çekici noktanın, fonların izlenebilmesi ile geri alınabilmesi arasındaki fark olduğunu düşünüyoruz. Bir işlemin blokzincir üzerinde tespit edilmesi, ilgili tutarın mutlaka kurtarılabileceği anlamına gelmiyor. Bu nedenle soruşturmanın başarısı, teknik analizlerin yanı sıra platformların, ihraççıların ve kolluk kuvvetlerinin ortak hareket edebilmesine bağlı olacak.
Sık Sorulan Sorular
CoinJoin kullanılması çalınan Bitcoin’lerin tamamen izlenemez olduğu anlamına mı geliyor?
Hayır, CoinJoin işlemleri blokzincir üzerinde kayıtlı kalmaya devam eder. Ancak işlem girdileriyle çıktıları arasındaki ilişkinin belirlenmesi zorlaşabilir. Araştırmacılar farklı analiz yöntemleri ve ek veriler kullanarak para hareketlerini incelemeyi sürdürebilir.
Binance kullanıcılarının kayıpları karşılanacak mı?
Binance, 30 Ekim tarihli resmi açıklamasında saldırının finansal etkisini kullanıcılarına yansıtmayacağını duyurdu. Şirket, zararların SAFU fonu ve kurumsal kaynaklarla karşılanacağını belirtti. Bununla birlikte bu taahhüt, çalınan bütün fonların saldırganlardan geri alındığı anlamına gelmiyor.

