Acurast’ı ilk kez duyduğunuzda kulağa iddialı gelen hedefler olduğunu heman anlarsınız. Hedeflerden biri telefonlardan bulut. Ama proje tam olarak bu fikri yani dünyanın dört bir yanında atıl duran akıllı telefon gücünü doğrulanabilir ve gizliliği koruyan bir hesaplama ağına çevirmeyi hedefliyor. Klasik bulut sağlayıcılarının (AWS gibi) dev veri merkezlerine dayanan modeline karşı daha dağıtık ve daha erişilebilir bir alternatif kurmaya çalışıyorlar. Üstelik işin omurgasında tek bir şey var. O da ACU adlı yerel yardımcı token.
Acurast Ne Kadar? ACU Coin Fiyatı
| Fiyat | 0,196159 $ |
| Piyasa Değeri | 42.736.143 $ |
| Dolaşımdaki Arz | 218.551.630 ACU |
| Toplam Arz | 1.001.087.450 ACU |
Acurast (ACU) Nedir?
Acurast (ACU) atıl duran akıllı telefon gücünü bir araya getirip doğrulanabilir ve güvenli bir merkeziyetsiz hesaplama ağına dönüştürmeyi hedefleyen bir DePIN projesi. Klasik bulut sağlayıcılarının veri merkezleri yerine dünya çapındaki telefonları “compute node” gibi kullanıyor. Compute node’u kısaca ifade edersek, Acurast’ta görev çalıştıran cihaz olarak ya da ağın hesaplama işçiliğini yapan node olarak tanımlamak mümkün. Geliştiriciler de uygulamalarını veya iş akışlarını bu dağıtık cihaz havuzunda çalıştırabiliyor. Amaç, merkezi buluta bağımlılığı azaltmak ve hesaplamayı daha erişilebilir daha dayanıklı bir altyapı üzerinden sunmak.

ACU ise bu ağın yerel yardımcı token’ı. ACU coin ağ ücretlerinde ödeme, ağ güvenliği için staking ve yönetişim süreçlerine katılım gibi temel rolleri üstleniyor. Acurast tarafında “Staked Compute” yaklaşımıyla compute sağlayıcılarının (telefonların) kapasiteyi ekonomik teminatla taahhüt etmesi bekleniyor. Böylece hem güven hem de süreklilik teşvik ediliyor. Kısacası tanım olarak Acurast, telefonlardan oluşan dağıtık bir bulut/hesaplama ağı. ACU da bu ağın çalışmasını finanse eden, güvenceye alan ve yöneten ekonomik araç.
ACU Token Ne İşe Yarar?
ACU token Acurast ekosisteminin yakıtı. Token’ın birden fazla kritik işlevini var. Deployment ücretleri, ağ işlem ücretleri (gas), ödüller (staking ve benchmark), collator/validator ödülleri ve zincirler arası transfer bunlaran bazıları. Yani tek kullanım değil protokolün ekonomik omurgası olarak tasarlanmış durumda.
Ayrıca Acurast “multichain” bir yapı. ACU’nun Acurast Mainnet’te yerel token olduğu, buradan Ethereum’a “Acurast HyperDrive” köprüsüyle geçebildiği ve Ethereum’dan da LayerZero üzerinden farklı EVM zincirlerine taşınabildiği ifade ediliyor.
ACU Token Ekonomisi
Token ekonomisi tarafında iki ana bilgi öne çıkıyor. 1 milyar rakamı toplam arzı ifade ediyor. Yıllık sabit %5 enflasyon söz konusu. Bu enflasyonun dağıtımı da şeffaf biçimde yazılmış. %70 Staked Compute Pool’a, %10 Compute Pool/benchmark ödüllerine, %15 on-chain treasury’ye, %5 collator/validator tarafına gidiyor.
Dağılımda öncelik topluluğun vurgusu güçlü bir şekilde dile getirilmiş. Token’ların neredeyse %70’inin topluluk veya topluluğu destekleyen başlıklara ayrıldığı görülüyor. Erken yatırımcı payının %6,5 gibi düşük tutulduğu görülüyor. Adil lansman algısını güçlendirmeyi hedefliyorlar. Ekip ve danışman tarafında da kilit/vesting süreleri var. Uzun vadeli hizalanma iddiası buradan geliyor.
Acurast Ne Yapmaya Çalışıyor?
En basit haliyle Acurast, uygulamaların arka plan işlerini (hesaplama/otomasyon/iş akışı) merkezi sunuculara emanet etmeden çalıştırabileceğiniz bir altyapı kuruyor. Merkezi bulut dediğimiz yapı pratik ama maliyet, erişim, sansür riski ve veri gizliliği gibi başlıklarda tek bir merkezde yoğunlaşıyor. Acurast, “güç kapı bekçilerinin elinde olmasın” diyerek buna meydan okuyor ve bunu da telefonların yaygınlığıyla yapıyor.
Projenin yaklaşımı da şöyle: Dünyada milyarlarca telefon var ve bunların önemli kısmı günün çoğunda tam kapasite çalışmıyor. Acurast bu cihazları birer hesaplama sağlayıcısı gibi düşünerek küresel bir compute şebekesi kuruyor. Böylece geliştiriciler, ihtiyaç duydukları işlemleri (örneğin otomatik trade stratejisi çalıştırma, güvenli AI yürütme, zkProof üretimi gibi) merkezi bir sunucu kiralamadan yaptırabiliyor.
Neden Telefon? Sunucudan Daha mı Güvenli?
Bu kısım Acurast’ın en çok vurguladığı yerlerden biri. Telefonlar “battle-tested” denilen türden cihazlar. Yani milyarlarca insanın kullandığı, güvenlik yongaları ve donanım güvenliği açısından sürekli güncellenen ürünler. Proje, özellikle Trusted Execution Environments – Güvenilir Yürütme Ortamları (TEE) ve donanım güvenlik modülleri (HSM) gibi bileşenleri öne çıkarıyor. Amaç ise çalıştırılan işlerin cihaz sahibine güvenmek zorunda kalmadan gizlilik ve doğrulanabilirlik sunması.

Bir de işin maliyet tarafı var. Projede özellikle telefonların veri merkezlerindeki sunucu donanımlarına kıyasla beklenenden güçlü olduğuna, üstelik edinim ve işletim maliyetinin daha düşük kalabildiğine dikkat çekiliyor. Daha az enerji tüketimi gibi basit ama etkili avantajlar, DePIN hikayesini genelde güçlendirir. Tabii her telefon sunucu olur demek anlamına gelmese de dağıtık ölçekte düşününce matematik değişiyor.
Mimari: Konsensüs, Çalıştırma ve Uygulama Katmanları
Acurast teknik tarafta katmanlı bir mimari anlatıyor: konsensüs, çalıştırma (execution) ve uygulama (application) katmanı. Konsensüs katmanında Orchestrator denen eşleştirici yapı, geliştiricinin deployment’ını (işini) uygun süreci işletenlere yönlendiriyor. Ayrıca “reputation engine – itibar motoru” ile süreci işletenlerin davranışı puanlanıyor. Hedef ise dürüst ve stabil çalışmayı teşvik etmek.
Execution katmanında ise iki çalışma zamanı (runtime) ismi öne çıkıyor: Acurast Secure Hardware Runtime (ASHR) ve Acurast Zero-Knowledge Runtime (AZKR). Buradaki fikir bazı işlerin donanım güvenliğiyle, bazılarının da zero-knowledge yöntemlerle doğrulanabilir hale gelmesi. Ayrıca “Universal Interoperability Layer-Evrensel Birlikte Çalışabilirlik Katmanı” ile farklı ekosistemlerle yerel etkileşim hedefleniyor.
Uygulama katmanı ise en insani yer. Geliştiricinin uygulaması burada çalışıyor. Halihazırda DeFi tarafında kullanım olduğundan zamanla daha geniş kullanım durumlarına yayılması projenin ana hedefi. Yani Acurast kendini yalnızca kripto-native bir oyuncu gibi değil daha genel amaçlı bir compute altyapısı gibi konumlamaya çalışıyor.
Compute Sağlayıcı Olmak Ne Demek?
Acurast’ta ağa katkı vermenin en anlaşılır yolu “Processor” olmak. Precessor’lar, Acurast Processor uygulamasını çalıştırarak geliştiricilerin işlerini telefonda yürütüp bunun karşılığında token ödülü alan kişiler olarak tanımlanıyor. Burada teknik bilgin yoksa da olur tonu da var. Kurulumun büyük kısmını uygulama hallediyor.
İki mod var: Processor Lite ve Processor Core. Lite, günlük telefona kurup uygun zamanlarda mesela gece şarjdayken çalıştırabileceğiniz daha esnek seçenek. Core ise Android tarafında, telefonu tamamen adanmış bir cihaza çeviriyor. Fabrika ayarı sıfırlama istiyor ve cihazda pratikte sadece Acurast Processor koşuyor. Evet, biraz radikal ama maksimum performans ve istikrar için mantığı bu.
“Staked Compute” Neden Önemli?
Acurast’ın fark oluşturmaya çalıştığı kavramlardan biri “Staked Compute.” Basitçe kavramı ağın güvenilir compute kapasitesini garanti altına almak için ekonomik teminat mekanizması olarak tanımlamak mümkün. Compute sağlayıcıları belli bir süre belirli hesaplama kapasitesi sağlamayı taahhüt ediyor. Bunun karşılığında ACU stake ediyor. Taahhüt yerine gelirse ödül var. Cihaz çevrimdışı kalırsa veya söz bozulursa “slashing” ile stake’in bir kısmı kesilebiliyor. Buradaki slashing kavramı en basit haliyle stake ettiğin ACU’nun bir kısmının ceza olarak kesilmesi demek.
Bir de “Delegatörler” var. Bunlar Donanım çalıştırmayan ama token’ını güvenilir bulduğu sağlayıcılara delege edip ödüle ortak olmak isteyen kullanıcılar. Güzel tarafı, daha fazla kişinin katılımını sağlıyorlar. Zor tarafı ise riskin paylaşılması. Seçtiğiniz committer başarısız olursa siz de orantılı şekilde slashing yani ceza yiyorsunuz. Committer kavramını açcak olursak Acurast bağlamında ağa belirli bir hesaplama kapasitesini sağlamayı taahhüt eden (commit eden) katılımcı anlamına geliyor. Yaklaşım pasif gelir fikrini biraz daha gerçekçi hale getiriyor. Seçim yapmanız gerekiyor. Bir diğer ifadeyle rastgele delege etmek yok.
Use-Case’ler Nerede İşe Yarar?
Öncelikle Use-Case kavramını bir açıklayalım. Use-Case Acurast’ın nerede, hangi iş için, hangi senaryoda kullanıldığını anlatan bir kavramdır. Acurast’ta use-case dediğimiz şey şunlara benziyor.
- AI çalıştırma (AI execution): Bir uygulama, belirli bir modeli/işi merkezi sunucu yerine Acurast ağına dağıtıp telefonlarda çalıştırır.
- Otomatik trade botu / strateji yürütme: Belirli koşullar oluşunca emir veren bir sistem, 7/24 çalışacak hesağlama gücünü Acurast’tan alır.
- zkProof üretimi: Zero-knowledge kanıtları üretmek yoğun işlem ister. Acurast bunu dağıtık biçimde yaptırmayı hedefler.
- Web hosting / arka plan görevleri: Bir uygulamanın arka plandaki işleri, merkezi bir bulut yerine Acurast compute ağı üzerinde döner.
Yukarıda göreceğimiz üzere Acurast’ın listelediği kullanım alanları hayli geniş. Güvenli AI execution, merkeziyetsiz bant genişliği/VPN servisleri, otomatik on-chain trade stratejileri, dağıtık compute kümeleriyle maliyet etkin işler, dayanıklı web hosting ve ölçeklenebilir zkProof üretimi. Liste oldukça uzun. Aslında burada ortak payda merkezi bir sunucuya güvenmeden çalışması istenen işler.
Şimdiye kadar anltılanlardan hareketle projede “Web3 ile sınırlı kalmayacağız” yaklaşımı var. KOBİ ve enterprise için gizli AI ve edge compute gibi başlıklar sayılıyor. Edge compute kavramı bir işi uzaktaki dev veri merkezinde değil de verinin üretildiği yere yakın cihazlarda çalıştırmak demek. Özellikle veri gizliliği hassasiyeti yüksek işlerde merkezi bulut yerine alternatif olma hedefi koyuyorlar. Gelişmekte olan ülkelerde “veri merkezi erişimi sınırlı” şeklindeki argüman da projenin neden telefonlara yaslandığını anlatan parçalardan biri.

