ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırması, Bitcoin piyasasında makroekonomik beklentileri yeniden değiştirdi. BitMEX kurucu ortağı ve Maelstrom CIO’su Arthur Hayes, son değerlendirmesinde bu hamlenin finansal sistemdeki dolar likiditesini artıracağını ve bundan ilk yararlanacak varlığın Bitcoin olacağını savundu. Hayes’e göre Bitcoin yeni bir boğa piyasasına girdi; ancak Hazine politikası ile para politikası arasındaki sınırın bulanıklaşması, yükselişin yanında çok daha yüksek volatilite riskini de beraberinde getirebilir.
Öne Çıkanlar
- Arthur Hayes, Bitcoin’in yeni bir boğa piyasasına girdiğini düşünüyor.
- ABD Hazinesi uzun vadeli tahvil geri alımlarını en az 4 milyar dolara çıkardı.
- Hazine Genel Hesabı’ndaki yaklaşık 1 trilyon dolarlık kaynak, piyasanın odağında.
- Bitcoin için asıl soru likiditenin artıp artmayacağı kadar bunun ne kadar süre devam edeceği.
Hayes’in Bitcoin Tezi Nereden Geliyor?
Hayes, “Same Same But Different” başlıklı son değerlendirmesinde Bitcoin fiyatındaki yeni dönemi doğrudan kripto piyasasının kendi dinamikleriyle açıklamıyor. Ona göre asıl hikaye Washington’ın tahvil piyasasına müdahalesi ve bunun finansal koşullar üzerindeki etkisi.
ABD Hazinesi 19 Ağustos’ta 10-30 yıl vadeli tahviller için geri alım operasyonlarının büyüklüğünü 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkaracağını açıkladı. Program 9 Eylül-4 Kasım döneminde uygulanacak. Kararın temel amacı uzun vadeli tahvil piyasasına likidite desteği sağlamak ve yükselen borçlanma maliyetlerinin baskısını azaltmak.
İlk bakışta bu hamle Bitcoin ile doğrudan bağlantılı görünmüyor. Ancak Hayes’in tezi tam olarak burada başlıyor.
Treasury Geri Alımları Bitcoin’i Neden Etkileyebilir?
Tahvil geri alımları, uzun vadeli tahvillere ek talep yaratarak fiyatları destekleyebilir ve getiriler üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir. Uzun vadeli faizlerin düşmesi, Bitcoin gibi getirisi olmayan ancak likidite koşullarına duyarlı varlıkların göreli cazibesini artırabilir.
Üstelik piyasa, Hazinenin daha ileri adımlar atabileceği ihtimalini de fiyatlamaya başladı. Son günlerde Hazine Genel Hesabı’nda bulunan yaklaşık 1 trilyon dolarlık kaynağın tahvil geri alımlarında kullanılabileceğine ilişkin haberler, “Treasury kaynaklı likidite” tartışmasını daha da büyüttü.
Burada kritik ayrım şu: Tahvil geri alımı doğrudan para basmak anlamına gelmiyor. Bu nedenle mevcut hamleyi klasik anlamda niceliksel genişleme olarak tanımlamak erken olur.
Bitcoin İçin Yeni Bir Likidite Döngüsü mü Başlıyor?
Hayes’in iyimser senaryosunun temelinde Hazine’nin giderek daha büyük ölçekte tahvil geri alımlarına yönelmesi bulunuyor. Daha agresif senaryoda ise 10 yıllık tahvil getirisinin yüzde 5’in üzerine çıkması durumunda Hazine politikasının fiilen getiri eğrisi kontrolüne yaklaşabileceğini öne sürüyor.
Bu senaryo gerçekleşirse Bitcoin açısından önemli bir değişim ortaya çıkabilir. Çünkü yüksek kamu borcu ve yükselen faizlerin finansal sistem üzerindeki baskısı arttıkça Washington’ın uzun vadeli getirileri kontrol altında tutmak için daha fazla araç kullanması gerekebilir.
Fakat burada Bitcoin yatırımcıları açısından önemli bir karşı soru var: Hazine tahvil piyasasını desteklerken aynı anda piyasaya kalıcı biçimde yeni likidite sağlayabilecek mi?
Şimdilik bunun cevabı kesin değil.
Piyasa Neden Hayes’in Tezini Hemen Fiyatladı?
Bitcoin, Treasury’nin geri alım hamlesinin ardından 70.000 doların üzerine çıktı ve son günlerde güçlü bir toparlanma sergiledi. Reuters, Bitcoin’in 20 Ağustos’ta 70.000 doları yeniden aşmasında tahvil geri alımlarının yanı sıra kripto düzenlemelerine ilişkin olumlu beklentilerin de etkili olduğunu bildirdi.
Daha sonraki günlerde Bitcoin 79.000 dolar seviyesine kadar yükseldi. Ancak bu hareketin tamamını Treasury politikasına bağlamak mümkün değil. Piyasada kısa pozisyonların kapanması, düzenleyici beklentiler ve ETF talebi gibi başka katalizörler de bulunuyor. Haftalık rallide 4 milyar doların üzerinde kripto kısa pozisyonunun tasfiye edilmesi yükselişi hızlandıran önemli unsurlardan biri oldu.
Bu nedenle Hayes’in likidite tezini, Bitcoin rallisinin tek nedeni olarak görmek yerine daha geniş bir makro hikayenin parçası olarak değerlendirmek gerekiyor.
Asıl Risk: Likidite Beklentisi Gerçeğe Dönüşecek mi?
Tahvil piyasasındaki ilk olumlu tepkinin kalıcı olmadığına ilişkin işaretler bulunuyor. 21 Ağustos’ta ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 4,737’ye, 30 yıllık getiri ise yüzde 5,276’ya yükseldi. Bu durum, Treasury müdahalesinin uzun vadeli faiz sorununu tek başına çözmesinin zor olduğunu gösteriyor.
Dolayısıyla Bitcoin açısından kritik nokta yalnızca geri alım miktarı olmayacak. ABD’nin borçlanma ihtiyacı, enflasyon beklentileri, tahvil getirileri ve doların seyri birlikte izlenmeli.
Kriptofoni Yorumu
Arthur Hayes’in tezi Bitcoin için önemli bir makro çerçeve sunuyor ancak “Treasury tahvil alıyor, Bitcoin yükselecek” şeklinde basitleştirilmemeli.
Asıl mesele, Hazine’nin tahvil piyasasındaki baskıyı azaltmak için ne kadar ileri gideceği. Eğer geri alımlar büyür, Hazine Genel Hesabı aktif biçimde kullanılır ve uzun vadeli getiriler kalıcı biçimde gerilerse Bitcoin için güçlü bir likidite zemini oluşabilir.
Buna karşılık tahvil getirileri yüksek kalır ve enflasyon ile borç dinamikleri Hazine üzerindeki baskıyı artırırsa mevcut Bitcoin rallisi daha kırılgan hale gelebilir.
Bu nedenle Hayes’in “yeni boğa piyasası” görüşünün önündeki en önemli test Bitcoin’in kendisinden çok ABD tahvil piyasasının davranışı olabilir.

